"Caddelerden Pistlere" | |
| Kayıt Ol | Yardım | Üye Albümleri | Sosyal Gruplar | Etiketler | Arama | Bugünkü Mesajlar | Forumu Okunmuş Say | Arama |
| | #7551 | |
| Senior Member Kayıt Tarihi: 06-05-2006
Mesaj: 1,122
| Alıntı:
sende olayı sadece ayna olarak almışsın ..diğer yazdıüğım 2 olaya neden yorum yapmadın?? çünkü onalr sadece Türkiye ye özgü olaylarr | |
| | |
| | #7552 |
| TwilighT Kayıt Tarihi: 09-07-2005 Yaş: 29
Mesaj: 130
|
Bence bu egzotik mevzusu her iki türlü de abartılıyor, yani avantajları ve dezavantajlarını sıralarken hep uç örnekler veriliyor. Arkadaşımın aracıyla arasıra turluyoruz, marka model belirtmeme gerek yok, az olan bir egzotik araç, tamam zorlukları var ama dikkatli olursanız o kadar da değil. Gideceğiniz yeri önceden planlayacaksınız, trafiği takip edeceksiniz, benzini kalitesinden emin olduğunu yerden alacaksınız, aracınızı valelere, otopark görevlilerine ya da yıkamacılara teslim etmeyeceksiniz vs.. 1 milyon TL sı olan bir adam Ferrari ya da Porsche alması mantıksız diyenlere şaşıyorum, aylık geliri bu aracın giderlerini karşılayabiliyorsa bence sorun yok. Gençler genelde tüm parasıyla hatta kredi kullanarak araç almıyorlar mı? Ben ilk aracımı alırken kendi kazandığım tüm paramı vermiştim neredeyse. Şimdi olsa biraz daha beklerdim diyorum ama biraz daha biraz daha derken hayat beklemekle geçiyor. Benim tecrübelerimi aktarayım.. Fiyat: Aldığınız aracın fiyatını yurtdışı fiyatıyla karşılaştırmak mantıksız, 2 katından fazla fiyat farkı var ama buna alıştık, sonuçta az olan daha egzotik oluyor, Almanya'da bir Porsche sahibi olmakla burada olmak aynı şey değil, sahip olduğunuz araç trafikte ne kadar az ise o kadar çok dikkat çeker. Örneğin bir Audi A2 bile ne kadar dikkat çekiyordu, forumda konusu geçmişti, çünkü bu araç TR'de satılmıyordu. Park ve yollar: Bir kere egzotik bir aracınız varsa gideceğiniz yerler önceden planlanmış olmalı, o yollardan daha önce geçmiş olmanız şart, maazallah yanlışlıkla Şişli yerine Kağıthane'ye girerseniz en azından laf yemeden bir kaç çukura girmeden çıkmanız zor. Gideceğiniz yerde otopark var mı, varsa aracın altı sürtüyor mu, çok dar ve kalabalık mı, güvenli mi vs.. bunları önceden bilmeniz şart. Oteller güvenli olsa da genellikle alt katlara inip çıkmak sorun oluyor, örneğin Ortaköy'deki Radisson SAS Bosphorus hotel güvenli fakat Porsche'den bile zor giriyor altı sürtmeden. Ülkemizde Enzo var mı yok mu tartışılıyor hala ama örneği Enzo üzerinden vermek doğru değil, herhangi bir diğer Ferrari ya da Porsche İstanbul'un ana yollarında, sahil yollarında altı sürtmeden gidebiliyor, tümsekler sorun değil, sorun otopark giriş-çıkışları ve semt içindeki dar yollar. Servis. Ülkemizde Ferrari, Porsche, Lamborghini servisleri mevcutken ve bu araçlar yeterince egzotikken gidipde Koenigsegg, Pagani Zonda falan almak için bu araçlara delice sevdalı ya da kolleksiyoner olmak lazım. Bulgaristan'da Lamborghini servisi yok ve adamlar servis için yüzlerce km yol yapıp İstanbul'a geliyor! Bence çok mantıksız ama herhalde adam tam bir Lamborghini tutkunudur diyorum. Bu arada Ferrari servisinin çok yavaş olduğunu duydum, yaz başında aracınız arıza yaptı 1-2 ay kullanamayabilirsiniz, hem de en güzel gezilecek dönemde! Lambo servisi hep boş , Porsche de o kadar yoğun değil.. Dikkat çekme.. Bu araçları herhangi bir yere parkedemezsiniz burası malum, Porsche öyle değil ama bir Ferrari'yi dışarıya bir otopark ya da cafe önüne park ettiğinizde insanlar etrafında dolaşıp aracı incelemekten, fotoğraf çekmekten ve size araçla ilgili soru sormaktan hiç çekinmiyor, sanki araç fuarda sergileniyormuşçasına rahat oluyorlar sonra birisi fotoğrafını çekecek internete koyacak, diğeri sahibiyle muhabbet ettik falan gibi hikayeler uyduracak (başımıza geldi). Özetlemek gerekirse egzotik arça kullanmak bir ünlü ile beraber olmak gibi birşey, eğer paparazilerden kaçan bir ünlü gibiyseniz işiniz zor ama yok ben rahatım, arkam sağlam, kimseden korkum yok derseniz (misal Ali Ağaoğlu) o zaman baya bir hava atarsınız, bedava reklam olur şirketinize ama değer mi? Bir kere görgüsüzlük, Amerika'lı bazı RAP'çilerin yaptığı gibi.. Diğer yandan, millet helal de kazanıp almış olsanız malesef ülkemizde çok vergi kaçıran devleti dolandıran, yetim hakkı yiyen vicdansızlar olduğundan dolayı size de şüpheyle yaklaşacak, dedikodunuzu yapıcak, sonra o dedikodular kulağımıza gelince moraliniz bozulacak falan filan.. Bence bizim zenginlerimiz göze batmak istemedikleri için ve araba merakları olmadığı böyle araçlardan uzak duruyorlar yoksa fiyat, vergi, servis, yollar falan sorun değil.. Buluşma, hep birlikte gezme aslında çok güzel bir olay ama bu daha çok görgüsüzlük olarak algılanabilir. Kim tek başına çektiği ilgiden rahatsız oluyorken daha fazla ilgi çekmek ister ki? Otoban'da peşpeşe gitmek tamam ama sıkışık trafikte örneğin Bebek sahilinde hiç gerek yok böyle şeylere. Pist organizasyonları çok nadir yapılıyor, kendin istediğin zaman piste gidip tur atayım diyemiyeceğine göre böyle 3 ayda bir falan denk gelirse gidebiliyorsun ama o da kimseyi tatmin etmez herhalde.. Yurtdışında özel pistler de var ve çok uygun fiyata her haftasonu pist günlerine katılabiliyorsun, bizde o aşamaya gelmek çok uzun zaman alır daha. Mesajı son düzenleyen twilight : 23-07-2008 - 20:03 |
| | |
| | #7553 |
| Senior Member Kayıt Tarihi: 10-01-2006 Yaş: 24
Mesaj: 4,704
|
arkadaşının egzotik aracı nedir acaba? daha doğrusu söylemene gerek yok ama.. biz egzotikten kasıt olarak enzo.. zonda.. carrera gt... filan bunlardan bahsediyoruz.. f430 carrera turbo filan değil yani... bu araçlar nispeten günlük kullanımda kullanıcı dostluğu da düşünülerek yapılmıştır diğerleri tamamen hardcore.. dediğin gibi yol güzergahı çok iyi seçilerek tabiiki kullanılabilir.. ama düşünüyorum bir enzoyla en kral yol güzergahını da seçsem.. trafiğin olduğu saatte dur kalklarla maksimum 90 100 le giderek o arabadan ne keyif alırım bilmem.. tek avantaj diyebilirsek.. ki onu da avantaj olarak görenler.. aşırı dikkat çekerim herkese baktırtırım.. onun dışında bir keyif olmayacağını düşünüyorum ben arabayı kullanmayı seven biri olarak... süper bir yarış atıyla.. ahırın içinde tur atmak gibi tabir yerindeyse... enzom varsa.. çok sıkılıp gaza gelirsem anca gece yarısı otobana çıkarım... ya da piste giderim... o aracım varsa bayağa bir çevrem vardır muhtemelen... yoksa bile olacaktır.. dolayısıyla pistler konusunda sıkıntı çekmem.. biraz torpil geçerler diyim.. |
| | |
| | #7554 | |||
| Born in Sant' Agata Kayıt Tarihi: 24-01-2006
Mesaj: 1,460
| Alıntı:
Örnek vermek gerekirse acaip tehlikeli olan Rusya,Meksika.Ama maşallah gani gani görüyosun spor ve exotic.Hadi diyelim en çok mexico city de görülür.Öyle tehlikeli biyerki iş adamları genelde arabalarını zırhlı yaptırıyo.Bi ton güvenlik önlemi alıyo.Türkiye oralara göre çok çok daha güvenli.Hiç değilse semtini bilip gezersin o da ayrı konu.Brezilyada da aynı olay.Rusya desen kaçırma olayları acaip var para için zengin kişileri. Bizim ülkemiz daha iyi değilmi sence?Potansiyelde var,imkanlar mevcut,Avrupayla çok yakın bağlantımız var sonuçta dünyada Avrupa ülkesi olarak biliniyoruz. Bundan 1 sene önce piyasadaki bütün Lambolar servissizdi.Ama lambo tutkunlarını bu frenliyemedi.Mesela her arabaya olmasa da lamborghini son derece dikkat gösterdi durumları için servis önerdi,yeri geldi discount yapıldı. grey marketten gelen gallardolar garantiliydi mesela.çok büyük problem olmadığı sürece sahipleri tır veya gemi ile araçlarını gönderdi zaten. Ferrari servisinden verdiğin örnek doğrudur mesela.Ama bu piyasadaki ferrari sayısını hiç azaltmadı yanlışmıyım?Bütün ünlü firmalar Tr ye fazla kota vermeye başladı vs. bunların hepsi çok iyi yerlerde olmamıza işaret. Alıntı:
İnanın zaten iş adamlarının tutkunluğu olmadığı sürece göremezsiniz spor arabayla.Çünkü spor araba daha çok genç kesime hitap ediyo.Tutkunu olan orta yaşlı iş adamı yokmu?var.birsürü. trafik durumu park vs. herşey zor biliyoruz.ama etrafta ona rağmen milyonlarca spor oto var.demekki çoğu kişi zaten bilipte işini yapıyo. bunların hiçbiri kimsenin exotic oto almasına engel değil.tutkunu alır diyosunuz eyvallah lafım yok. Grup gezimininde görgüsüzlükle alakası yok.biçok spor araba sahibi beraber buluşup biyerlere gitmesi ile görgüsüzlüğün alakasını pek çözemedim. yurtdışında bu devamlı olan bişey anlıyamadım ülkemizdeki durum denip duruyosunuz uzaktan yakından alakası yok ne görgüsüzlükle nede başka bişeyler. exotic araçlar için pist lazım deniyo.istanbul park var.istanbulda oturan herkesin rahatlıkla gidebileceği giderkende araçlarının tadını dümdüz güzel yollarda çıkarıp gideceği bir yol. 15 ferrari 10 lambo desek 15 porsche desek onun yanına 5 tane gene o tarz spor araba ekle onun yanınada 5 tane exotic araç ekle(enzo,zonda,koenigsegg gibi), bu araçların piste çıkmalarında maddi hiçbir engel yok.zevkine 2-3 ayda 1 yapılabilir.yeni araçlar eklenir,exoticler pistin keyfini çıkarır vs. bunların hiçbiri olmiyacak şeyler değil. şu son 3 sene içinde tüm Türkiye gördüki spor araba ferrari porsche den ibaret değil.bundan önce çoğu kişi ferrari gördüğünde off falan diyodu.ama ülkemiz şuan için daha bilinçli.599,lp640,murcielago vs görüyosak yollarda bu arabaların sahibi de tutku için almıştır demek lazım.GT3 şehir içine çok mu uygun bi araç?ama trafikte görse kimse şaşırmaz.yanlışmıyım? Alıntı:
bende bundan bahsettim bikaç mesaj önce.pist konusunda kimse sıkıntı çekmez exotic aracı olan adam tadınıda çıkarır herşeyi yapar. onun dışında evine gidicekse ana yolları seçer.vaktini zamanını ona göre uydurmaya çalışır.ki çoğumuz eve dönerken biraz daha oturalım trafik bi azalsın öyle çıkalım diyoruz yanlışmıyım?
__________________ Fix It Again Tony | |||
| | |
| | #7555 |
| Senior Member Kayıt Tarihi: 22-04-2008
Mesaj: 123
|
twilight'ın üstte uzun uzun yazdıklarının tamamına katılıyorum %100. MarcelloGandini nin dedikleri de doğru zaten ikisi birbirinin zıttı şeyler değilde biraz daha farklı şeyler söylüyor gibiler. Eklemek istediğim 1-2 küçük ayrıntı var: Parkı kiralamak günlük 25k-65k euro arası değişiyor. Zannedilenin aksine türkiyedeki süperspor araba sahiplerinin yaş ortalaması 35+ olduğu, çoğunun iş/güç/aile sahibi olduğu ve delifişek zamanlarını geride bıraktıkları düşünülürse; kişi başı minmum 2500euro verip 10 kişiyi biraraya getirip pisti kiralamak pek olası olmuyor ne yazıkki, dolayısıyla anca 2-3 ayda 1 distribütörlerin organizasyonlarında piste gidebiliyorsunuz. Bu sayı iki ayrı markanın otomobiline sahipseniz artabilir. (Körfeze bu saatten sonra aşağıda bahsettiğim tipler dışında kimse Ferrarsini götürmez, autodromdan bahsetmiyorum bile, başka pist var mı?) Aynı sebepten dolayı, buluşup gezme olayıda biraz yalan oluyor ne yazıkki: Nereye gidip nereye park edeceksiniz. Edirneye ciğer yemeye gidemezsiniz o arabalarla. Bebekte 3 tane anca park edecek yer var zaten arka arkaya (hemde o trafikte ve sıkışıklıkta çok sıkıcı olur) 2 ay önce FerMas çok güzel bir izmir/bodrum turu düzenledi, 3 günlük, topu topu 8 araba filan katıldı. Hem yolların bozukluğu hemde 800kmde çekeceğiniz bel ağrıları böyle durumlara engel oluyor çünkü şehirler arası yolların %50si iyi değil. Zaten distribütörün böyle bir organizasyon yapmasının asıl amacıda arabalara km yaptırıp servise sokmak. Ayrıca sürekli gezdiğini gördüğünüz arabaların sahipleri ile senede arabasını 2-3k km kullanan kullanıcıların arasında bir kaynaşmama durumu var. Genelde distribütörden değilde gray marketten alınan bu arabaların sahiplerini, diğer grup, sizin tabirinizle biraz "apaçi" olarak görmekte. Tabiki AGA plakalı araçlar nerden alınıyor bilemiyorum ama ne demek istediğimi anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Misal bir insan bu tip bir araba kullanıyor (baba parası ile alınabilir bir sorun yok bence) ve siz beyendiğiniz için bakarken yada aynı araba ile karşıdan gelirken selektör atınca arkadaşın suratında "yaaa, böle bakarsın işte" yada "ne iş lavuk" gibisinden seviyesiz bir ifade oluyorsa, ki böyle tipler var, işte onlardan bahsediyorum. Zaten yukarılarda da bahsedilen, insanların bu tip araba sahiplerine "kesin mafya, pis işler, kaçakçı" tarzı yaklaşımlarının oluşmasıda bu tipler yüzünden ne yazık ki (bence) Ayrıca, gideceğiniz güzergah, parkedeceğiniz yer ve diğer koşulları sağlama alsanız bile, güzel güneşli bir günde, gündüz vakti, nişantaşının göbeyinde, kendi halinizde, (gaz filan vermeden), gideceğiniz istikamete gitmeye çalışırken O... Çocuğunun teki arabanıza biryerlerden şeftali tarzı bir meyve de atıp gününüzün içine edebiliyor. ![]() Şimdi bu kimin kabahati acaba.. Evet bu olaylar Türkiyeye özgü olmayabilir ama diğer yerlerde en azından gidebileceğiniz özel pistler yada kullanabileceğiniz doğru dürüst şehirler arası yollar var (hız limitide var tabi )Ayrıca bence Türkiyede süperspor (carrera, PTT, 430-360, Gallardo) yada egzotik (cgt, enzo, murci) almak ne kadar gereksiz ise, Jeep/SUV almakta okadar gereksiz, dolayısıyla o görüşe katılmıyorum.. (enzoyla murciyi aynı sınıfa koymamın sebebi sadece genişlik, yerden yükseklik ve performans açısından, yoksa biri koleksiyon öbürü seri üretim karşılaştırmak yanlış olur) |
| | |
| | #7556 |
| Karşıyaka Republic Kayıt Tarihi: 15-02-2007 Yaş: 31
Mesaj: 2,142
|
[quote=artofrally;2119945] süper bir yarış atıyla.. ahırın içinde tur atmak gibi tabir yerindeyse... [quote] Bu konunun ana özeti,hatta türkiyedeki spor araba olayının özeti budur işte...
__________________ Kingdom of drift |
| | |
| | #7557 |
| TwilighT Kayıt Tarihi: 09-07-2005 Yaş: 29
Mesaj: 130
|
fq430 ben de sana katılıyorum, işte yine en iyi bilen bu araçları kullanlardır çünkü başkasından duyma değil birebir zorluklarını yaşıyorsunuz, normalde hiç aklınıza gelmeyecek şeyler oluyor, o şeftali atma olayı gibi benim başıma daha kötüsü geldi üzerine afedersiniz tükürülmüştü. Egzotiklik mevzusu Amerika ile Türkiye'de aynı değil, hala Enzo örneğini veriyorsun, Enzo ile çektiğin ilginin daha fazlasını bir Audi TT ile bile çekebilirsin, gittiğin semte ya da şehre bağlı, tabi sana şimdi komik geliyordur ama inan semt çok farkediyor. Tabiki lüks semtlerde TT, Z4, Cayman falan çok dikkat çekmez ama gittiğim birçok semtte fazlasıyla dikkat çekiyordu eskiden. Süper spor ya da ne demek istiyorsan o tarz bir arabayla trafikte zor durumda kaldık bir kaç kere, yol dardı dışardan yardım gerekiyordu geçmek için, diğerinde geri geri gittik falan insanlar yardım edeceğine toplanıp bakıp gülüyorlar falan.. Yolcu koltuğunda oturan eş ve duyduğu rahatsızlık konusu çok doğru, kız arkadaşlar neysede eşler böyle çok dikkat çeken bir aracın içinde olmayı sevmiyorlar, mantıksız geliyor onlara o kadar para verip rahatsız üstelik motorundan bir sürü gürültü! gelen bir araca binmek Şu an galeride satılık olan ve o renkte ve modelde tek olan bir süper spor ya da egzotik herneyse aracın sahibinin arabasını eşinden gizli aldığı ve kullandığı için galeriye bıraktığını duydum, arasıra galeriden alıp biniyormuş.. Bunun gibi başka örnekler de duydum, anlıycağınız evliyseniz bu ekstra bir sorun oluyor bu tarz araçları alacak paranız olsa da almanıza engel.. Birsürü dezavantaj saydık ama eğer otomobil tutkunuysanız bütün dezavantajlarına rağmen çok güzel bir duygu bu araçlara sahip olmak ya da kullanmak. Mesajı son düzenleyen twilight : 23-07-2008 - 20:03 |
| | |
| | #7558 | |
| HKS bluewolf :) Kayıt Tarihi: 17-04-2005 Şehir: Bursa Yaş: 24 Otomobil: Corolla HB
Mesaj: 13,302
| Alıntı:
delifişek yorumuna bittim ![]()
__________________ Mesajı son düzenleyen BlackEmperor : 23-07-2008 - 13:31 | |
| | |
| | #7559 |
| BMW ///M User/BMW Lover Kayıt Tarihi: 04-04-2005 Şehir: Ankara-Malatya Yaş: 20 Otomobil: CoOoOoOoP :)
Mesaj: 7,781
|
Ankara'da Altan oto coştu! Dün gri F430 indiriyorlardı.
__________________ -Kazım... -Efendim abi? -Mal bul Kazım... |
| | |
| | #7560 |
| Senior Member | Alkan'da da kırmızı F430 varmış geçen.
__________________ www.OTVYEHAYIR.com |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| arabası, enzo, ferrari, lambo, lamborghini, özel, porsche, türkiyenin, zonda |
| Konu Seçenekleri | |
|
|