Kayıt Ol Yardım Üye Albümleri Sosyal Gruplar Etiketler Arama Bugünkü Mesajlar Forumu Okunmuş Say Arama

Geri   Modifiyem© > Diğer > Kültür & Sanat > Sinema

       

Cevap
 
Konu Seçenekleri
Eski 20-06-2008, 11:37   #1
Gerçekçi OL imkansızıİSTE
 
atomkarınca - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 08-07-2005
Şehir: Ankara
Yaş: 37
Otomobil: yok
Mesaj: 24,542
Blog Kayıtları: 2
‘Hızlı Sürücü Speed Racer ’ Fakir ama onurlu bir yarışçı!

Fakir ama onurlu bir yarışçı! / Sinema / Radikal İnternet

Matrix’ serisinin yaratıcıları Wachowski biraderlerin imzasını taşıyan ‘Hızlı Sürücü Speed Racer ’, sisteme karşı mücadele eden genç bir araba yarışçısının hikâyesini anlatıyor. Film, hikâyesinden çok bilgisayar efektleriyle ve albenili görselliğiyle dikkat çekiyor



FİLMİN FOTOĞRAFLARI İÇİN TIKLAYINIZ
KELİMENİN TAM ANLAMIYLA EĞLENCELİK... HABERİ İÇİN TIKLAYINIZ




Wachowski biraderlerin hayata bakışını çözmek için elimizde ne var? Koskoca ‘Matrix’ üçlemesi önümüzde dururken, ‘bağımsız ’ karakterli ‘Bound’ değil elbet. Oysa şimdilerde adı Bill Clinton ’la yasak bir ilişkide anılan Gina Gershon ve Jennifer Tilly ’li bu küçük ve sempatik kara film, ne kadar da güzeldi. Peki ‘Matrix’i nasıl didikleyeceğiz? Popüler sinema izleyicisini ‘Sanal âlem’le buluşturması açısından mı, teknik jargonda ‘Bullet Time’ olarak adlandırılan o meşhur ‘ağır çekimsel ’ sahneleriyle mi, yoksa felsefi altmetinleriyle mi? Cevap ‘e şıkkı, hepsi ’ olabilir elbet. Ama benim için ‘Matrix’in en özel yanı, İncil ’den ödünç aldığı ‘seçilmiş kişi ’ düsturunu yeniden üretmesiydi.

Andy ve Larry’nin, yeniden kamera arkasına geçmesine neden olan ve bugünden itibaren bizde de gösterime giren son filmleri ‘Hızlı Yarışçı Speed Racer ’ın, doğrusu Matrix ’vari meselelerle uzaktan yakından ilgisi yok ama ana kahramanın kendi çapında bir ‘seçilmiş kişi ’ olması, belki bağlantı kurmak açısından eldeki en belirgin nokta olabilir. 60 ’ların ikinci yarısında yaratılmış, 1987 ’de de çizgi diziye dönüştürüldükten sonra Amerika ’da büyük ilgi görmüş bir Japon animesinin (orijinal ismi ‘Mahha GoGoGo’ymuş), sinema uyarlaması olan film, küçüklüğünden beri hayatını bir otomobil yarışı biçiminde yaşayan bir gencin, büyüdükten sonra önüne çıkan her fırsatta yarışmasını anlatıyor. Racer ailesinin üyesi Speed için en önemli figür ağabeyi Rex ’tir. Ne var ki Rex, Cadı Kazanı adlı ölümüne bir yarışta hayatını kaybeder ve bu, aile için büyük bir yıkım olur. Babası çok usta bir mekaniker olan Speed, büyür ve bir anlamda ağabeyinin yerini alır. Ondaki yeteneğin farkına varan ve bu âlemin neredeyse tek başına sahibi olan Royalton, Speed ’i takımına katmak ister. Lakin delikanlı Royalton Endüstri ’nin göz kamaştırıcı büyüklüğüne ve ihtişamına kanmaz ve bağımsız olarak yoluna devam etmek ister. Ne var ki bu noktada devreye sistemin gerçekleri girer. Royalton, onu piyasadan silmeyi kafasanı koyar. Speed de, önce Racer X ve Japon yarışçı Togokahn ’la birlikte kurulan takımda, ağabeyinin hayatını kaybettiği yarışa katılır, ardından da Grand Prix ’de boy gösterir.



Çikolata fabrikası ’ misali
Lafı fazla dolaştırmadan söyleyeyim, ‘Hızlı Yarışçı ’nın konusu en fazla 12 yaşındakilere hitap ediyor. Benim, çocukluğumdan hatırladığım ‘Tom Slick’ (ki rakibi ‘Kalleş Baron ’du) adlı çizgi filmdeki mantık, neredeyse bire bir işliyor. Dürüstçe yarışan genç ve yetenekli bir sürücü, etraftaki onca ‘pisliğe ’ rağmen, hedefine varmak için çabalıyor. Lakin zaten filmi ayakta tutan şey konusu değil, nerdeyse tamamı bilgisayar ortamında yaratılan araba yarışı sahneleri. ‘Matrix’ten de bildiğimiz gibi Wachowski ’lerin görsel tekniğe hâkimiyetleri muazzam, burada da birikimlerini konuşturuyorlar. Belki meseleyi daha da açmak açısından şöyle bir tarife sığınabiliriz; film yer yer Tim Burton ’ın ‘Charlie’nin Çikolata Fabrikası ’ndaki renk cümbüşlerine ve görsel karmaşaya (ki bunu olumlu anlamda söylüyorum) ulaşıyor. Ama bütün bu özellikler, bir yetişkini böyle bir filme bağlanma yolunda ne kadar oyalayabilir, işte orası tartışmalı. Hele ki bir de önünüzde 135 dakikalık bir süre varsa... Ayrıca adım başı tekrarlanan ‘aile değerleri ’ üstüne diskurlar da zamanla can sıkmıyor değil.


Hirsch, Elvis ’i hatırlatıyor

Oyunculuklara gelince, doğrusu görselliğin ve bilgasayar efektlerinin yoğun olduğu bir filmde, performanslar hakkında konuşmak da galiba abesle iştigal. Ama yine de deneyelim. Speed Racer ’ı canlandıran Emile Hirsch ’i sinemaseverler festivalde gösterilen Sean Penn filmi ‘In to the Wild’dan hatırlayabilir. The Guardian ’ın eleştirmeni, onu bu filmdeki haliyle genç Elvis ’e benzetmiş. Baba ve anne Racer ’daki John Goodman ve Susan Sarandon için söylenecek çok bir şey yok, görevlerini yerine getirmişler. Racer ’ın sevgilisi Trixie ’de Christina Ricci’yi onca karanlık Tim Burton filminden sonra parlak renkler içinde izliyoruz. Racer X ’de Matthew Fox var. ‘Lost’la şöhrete kavuşan Fox, bu rolde Kızılmaske tadında bol bol poz kesiyor. Filmin ‘kötü adamı ’ Royaltan ise hafiften Fatih Ürek’e benzemiş. Bu rolde de İngiliz oyuncu Roger Allam, belki de filmin en iyisi. Ailenin en küçüğü Spritle ’ı canlandıran minik Paulie Litt de, bana nedense çok sevimsiz geldi. Sanki onun yüzünden yanındaki şempaze Chim Chim (ki bu rolde de Willy ve Kenzie adlı iki afacan yaratığı izliyoruz) bile sempatik durmuyordu.

Öte yandan sinema yazarı arkadaşım Cüneyt Cebenoyan, öngösterim sonrası muhabbetimizde Speed Racer ’ın, dev Royalton tröstüne ve onun şikeli yarışlarına karşı verdiği mücadeleyi, sisteme karşı bir meydan okuyuş olarak nitelendirirken filmin bu açıdan Matrix ’in kahramanı Neo ’yla olan bağına da dikkat çekti. Tamam, öykünün böyle bir yanı var ama zaten çizgiroman kahramanlarının hemen hepsi bir şekilde ya sisteme karşı çıkarlar, ya da mükemmel işleyen sistemleri bozanları yok ederler. Filmi bu açıdan değerlendirmek isteyenlere ya da 135 dakikaya ‘daha fazla’ anlam katmak isteyenlere, Cüneyt’in yarın Birgün gazetesinde çıkacak olan eleştirisini tavsiye ederim.
Bense şuna dikkat çekmeyi yeğlerim, hikâyenin başında ağabey Rex, kardeşi Speed ’i şoför koltuğunda otururken kucağına alıyor ve ona arabanın bir canı olduğu konusunda öğütler veriyor. Buradan ben iki şeyi anlıyorum; bir, bu Racer ailesi Barış Manço ’yu hiç izlememiş (neydi rahmetlinin hatırlattığı ilk kural, çocuklar arka koltuğa oturur); iki, arabaların zaten canı vardır ve bunun için de Kara ªövalye Michael Knight ’la Kid’in ilişkisine bakmak yeterlidir.
Sonuç olarak ‘Speed Racer’ bütün enerjisini yarış sahnelerinden alsa da biz şundan eminiz, yaşadığımız bu topraklarda Formula 1 bile eski heyecanını yitirmiş durumda. Amerikan işi NASCAR türü yarışlarla dolu bir film, gişede iş yapar mı, bunu da yakında anlarız...

__________________
atomkarınca Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2008, 11:40   #2
Fire Fighter
 
"SkY" - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 08-02-2007
Şehir: İstanbul-Bakırköy
Yaş: 29
Otomobil: Jeep Grand Cherokee 5.2 V8
Mesaj: 6,944
bana saçma bir film gibi geldi...

__________________
"SkY" Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2008, 11:41   #3
Team Lada
 
gunesinoglu - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 17-03-2008
Şehir: rusya
Yaş: 34
Otomobil: 03-samara00-vega
Mesaj: 1,992
Kullanıcıya ICQ yolu ile mesaj gönder Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder Send a message via Skype™ to gunesinoglu
daha seyretmedim

gunesinoglu Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2008, 18:32   #4
Kime Emanet?
 
arif - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 22-05-2004
Şehir: Istanbul
Yaş: 27
Otomobil: Audi A4 1.8Tq
Mesaj: 5,558
Blog Kayıtları: 23
Aman abi hatirlatma bu filmi bana....

__________________

arif Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2008, 18:42   #5
MiliTanZ.
 
çago1925 - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 12-01-2008
Şehir: TaM 35 İzmİr
Yaş: 19
Otomobil: A4>C3
Mesaj: 1,193
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
Alıntı:
Orjinal Mesaj Sahibi "SkY" Mesajı Göster
bana saçma bir film gibi geldi...

aynen banada.

__________________
çago1925 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-06-2008, 00:32   #6
Senior Member
 
maniack_tuner - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 21-02-2006
Yaş: 2
Mesaj: 4,562
Blog Kayıtları: 1
Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder
abi zohan a gittiğiöde fragman gördüm ve güldüm ayrıca çok saçma geldi

maniack_tuner Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Bookmarks

Konu Seçenekleri

Mesaj Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
[IMG] Kodu On
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are Kapalı
Diğer Bölümler


Tüm Zamanlar GMT +3.5. Şu anda saat 06:37.

Sayfa 0.33669400 saniyede (100.00% PHP - 0% MySQL) 7 query kullanılarak yaratıldı.

Powered by: vBulletin
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Modifiyem İnternet Bilişim ve Reklamcılık Hizmetleri © 2000 - 2007