| Kime Emanet?
Kayıt Tarihi: 22-05-2004 Şehir: Istanbul Yaş: 28 Otomobil: Audi A4 1.8Tq
Mesaj: 5,569
| Israil'e Hibe Ve Ötesi
Hakan abi, bu konu ile ilgili olan gazete alintisini burada yayinladi 1-2 gun once ama pek rabet olmadi.
Bu yazida, baslikda okudugunuz gibi 30 milyar $'lik hibe ve olayin otesine deginiyor.
Yazi iki parca halinde ikisinide bir baslik altinda yayinlamak istedim. Alıntı: 30 MİLYAR DOLAR HİBE !.. Türkiye, ABD'nin stratejik ortağı olduğu iddiasındadır. Oysa, ABD halâ Türkiye için hayati önemi haiz ve Cumhuriyetin tescilli resmi tapu senedi hükmünde olan Lozan'ı tanımamış, meclislerinde onaylamamış ve Sevr'e göre politika yapmayı sürdüren iki yüzlü, iki dilli ve çoklu standartları olan bir ülkedir. Daha doğrusu, "Amerika dediğimiz" iki yüz küsur yıllık mazi içinde halkı ve devleti; Kurulduğu günden itibaren başlayıp "Siyonist örgü ile" sabırla dokuyan ve Osmanlı'dan sonra aleniyet kazanan (sistematik bir işgal ile ele geçiren) Yahudi örgütleridir. Yani gerçekte ABD İsrail'in bir eyaletidir. (Biz de, İsrail'i 1948'de ilk tanıyan devlet.) Bu nedenle, ha ABD, ha İsrail. Sonuçta aynı devlet. Ortada değişen bir şey yoktur. Hani, bunu teyit eder mahiyette, her gün yeni bir olay yaşanır. İşte, yeni zuhur eden ispatlardan bir yenisi daha: Ortadoğu yönünden oldukça kritik olan bu günlerde ABD ile İsrail hükümeti arasında bir askeri hibe "karşılıksız yardım" anlaşması imzalandı. Yardım, karşılıksız verilmek koşuluyla yılda üç milyar dolar olarak belirlendi. Önümüzdeki on yıl boyunca İsrail'e verilecek yardımın toplamı otuz milyar dolar. Nalıncı keseri gibi her şeyi kendine yontan ABD'nin bu bonkörlüğünün sebebi nedir? Sebebini anlamak için bizimle yaptıkları bir anlaşmayı inceleyelim. Irak işgalinin başladığı günlerde (Adını hatırlayamadığım, Dubai olabilir) bir Birleşik Arap Emirliğinin başkentinde yapılan anlaşmayla Türkiye'ye bir milyar dolarlık hibe yardımı öngörülmüştü. Anlaşma şartları şöyleydi: Ya bir milyar dolar hibe edilecek, ya da sekiz milyar dolarlık kredi verilecek. Ancak, bir şartla. Türkiye Kuzey Irak'taki gelişmelere karışmayacak. Sınır ötesi operasyon yapmayacak. Anlaşma imzalandı. Türkiye şartlara uymamak için bir milyar dolarlık hibeyi kullanmadı. Hibe beklemede kaldı. Ancak, AKP iktidarı bu hibeyi sonradan aldı ve kullandı. Şimdi, çok gerekli, hayati ve hattâ zorunlu olmasına rağmen sınır ötesi operasyon için Bush'tan izin isteğimizin ve izin verilmeyince de operasyonu askıya almamızın nedeni budur. Acaba ABD'nin, İsrail'e otuz milyar dolar gibi yüksek rakamlı bir hibeyi yaparken İsrail'den istekleri veya beklentileri var mı? Yoksa ABD avanta dağıtmayı seven bir ülke midir ? ABD karşılığını alamayacağı hiçbir ödemeyi yapmaz. İsrail'e yapmakta olduğu hibenin karşılığını fazlasıyla alacağından eminim. Peki nasıl alacak? Kolay.... Bilindiği gibi İran uranyum zenginleştirme programını sürdürmekte. İlk zamanlarda bu olaya şiddetle karşı çıkan Avrupa (AB) ve ABD konuyu hazmetmiş görünmekte. Çünkü, bu konudaki tehdit ve tartışmaların arkası kesildi. Büyük ihtimalle İran atom bombası yapımını tamamlamış durumda. Yaptığı atom bombalarını denemek için 'uygun bir yer arayışı' içinde olmalı. Bu konuda en büyük yardımcısı Rusya'dır. Rusya, İran'ın atom bombası denemelerini dünya kamuoyundan gizleyecek tedbirleri alabilir ve yapılacak deneyleri kendi deneyiymiş gibi de gösterebilir. Bu konuda Rusya için bir engel yok biliyorsunuz. Anlaşılan şudur ki, İran kendi atom bombasının yapımı için önüne dikilen engelleri aşmış durumda. İran'ın atom bombası yapması neden bu kadar önemli? Zira, Ortadoğu'nun atom bombasına sahip tek ülkesi İsrail'dir. İsrail'in bu avantaj farkı güç dengelerini lehine çevirmeye yetmektedir. Oysa İran atom bombasına kavuştuğunda, doğal olarak güç dengesi bu defa İran'ın lehine bozulacaktır. Çünkü, İran'ın nüfusu, petrol gelirleri, ekonomik durumu, sıkı İslâmi rejimi ve kararlı yönetimi güç dengesini lehine çevirmeye yetmektedir. İran güçlü olduğunda ilk saldıracağı ülke tabi ki, İsrail'dir. İsrail'in İran'a karşı korunması gerekmektedir. Çünkü, Ortadoğu'da ABD'nin tek sağlam kalesi İsrail'dir. ABD bu güç dengesini göz ününde bulundurarak, kesenin ağzını açmış durumda. Otuz milyar dolarlık yardım yalnızca İran'a karşı mı yapılmakta. Hayır. İran kadar önemli bir konu daha var. Bu önemli konu da, BİP ve BOB kapsamında Ortadoğu'da kurulan ve Türkiye ile İran aleyhine büyütülmesi planlanan Kürt devletidir. Mevcut Kuzey Irak Kürt Yönetimi bir sıçrama tahtasıdır. Zira; Barzani peşmergeleri' nin İsrailli sivil subaylar tarafından eğitildiği, tahkim ve takviye edildiği zaten bilinen bir gerçek. PKK'da ABD orijinli bir terör örgütü. Bu da malum. Bazı itiraflar, kaybolan ve yakalanan silâhlar bunu iyice ortaya çıkardı ve ispatladı. Daha doğrusu, Peşmergeler arasına karışan veya kontenjandan (!) giren ırkçı ve bölücü PKK teröristleri de aynı eğitimi İsrail'in askeri uzmanlarından almaktadırlar. Türkiye'de yollara uzaktan kumandalı mayınlar döşeyen ve bu mayınları başarılı bir şekilde patlatan PKK teröristlerinin bu işleri ezbere yaptıklarını düşünmek saflık olur. Çünkü, böyle şeyler ezberle yapılamayacak kadar teknik bilgi, deneyim ve donanım gerektirmektedir. Tabii, Başbakanımız ve BOP Eş Başkanı Recep Tayip Erdoğan'ın bu durumlardan haberi olmaz. Çünkü, kendisi eş Başkan. Bush Başkanın planlarını nereden bilecek? Zaten bilmek ve öğrenmek gibi bir kaygısı da yok. Üstelik bu, eş başkanlık konusu da bir yalan, uydurma, kaldırma ve alenen aldatmaca. Değilse, fonksiyonları, etkinliği ve yaptırım (belirleyici) gücü nedir. Masada yerimiz ne ? Sözümüz ne kadar dinlenmekte ? Açıklansın da görelim, bilelim. NETİCE OLARAK İsrail'e yapılan otuz milyar dolarlık hibenin önemli bir bölümü önümüzdeki yıllarda İran ve Türkiye'de iç karışıklık çıkartılarak, Barzani (yönetimi) devletinin kuzeye ve doğuya doğru yayılmasında kullanılacaktır. ABD, Pentagon haritaları ile bu proje, hakiki niyet ve nihai amacını açıkça ortaya koymuş bulunmaktadır. Gerçekleştirme süreci, Afganistan'dan itibaren zaten başlatılmış bulunmaktadır. Akabinde Irak işgal alçakça edilmiştir. Şimdi seçilen bölgede insanlık tarihinin en korkunç katliamları yaşanmakta ve Müslüman kanı akmaktadır. Ve, bütün katliam, işgal, tecavüz ve soykırım plânının "eş başkanlığı" Türkiye dedir. Bu, eş başkanlık ne işe yarar Allah aşkına. Hiçbir yararı olmadığı kesin. Üstelik, en ağır tahribat ve zararı gören Türkiye ! Bu ne iş !... |
__________________ |