Kayıt Ol Yardım Üye Albümleri Sosyal Gruplar Etiketler Arama Bugünkü Mesajlar Forumu Okunmuş Say Arama

Geri   Modifiyem© > Diğer > Serbest Bölge > Atatürk Köşesi

       

Cevap
 
Konu Seçenekleri
Eski 05-04-2007, 23:01   #1
Kime Emanet?
 
arif - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 22-05-2004
Şehir: Istanbul
Yaş: 28
Otomobil: Audi A4 1.8Tq
Mesaj: 5,569
Blog Kayıtları: 23
Lightbulb Cankaya Köskünün Tarihi

Alıntı:


CANKAYA KOSKUNUN ILK HALI

Cankaya Köskünün Tarihi

TARİH 13 Mayis 1921.
Mustafa Kemal gün dogarken uyandi.
Halbuki yatali bir iki saat ancak olmustu; disaridaki gürültüye uyanmisti.

Pencereyi acti;
gürültü cikaranlari seyretmeye basladi.
Ankara Gari bitisigindeki iki katli istasyon sefi lojmanini hem ev hem de calisma ofisi olarak kullaniyordu.

Tren istasyonu, son dönemlerde oldugu gibi, o gün de asker ve cephane nakillerinden birine taniklik ediyordu.

Kuzeni Fikriye, ayak sesinden Mustafa Kemal’in uyandigini anlayip,
her sabah kendi eliyle pisirdigi orta sekerli kahveyi odasina götürdü.
Sivas’tan beri Mustafa Kemal’in hizmetinde olan Ali Cavus da
gazetesini getirdi.
Bugün, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’nden konuklari gelecekti.
inönü zaferi ve Türk Ordusu’nun son durumu hakkinda röportaj yapacaklardi.

Birkac saat sonra, basta Rusen Esref (Ünaydin) olmak üzere gazeteciler geldi. Kahveler icildi; röportaj yapildi. Ancak Rusen Esref’in dikkatini
Mustafa Kemal’in yorgunlugu cekti. Mesele anlasildi;
Mustafa Kemal sabaha kadar calisiyor; uykuya daldigi sirada tren garinin
gürültüsüyle uyanmak zorunda kaliyordu.
Rusen Esref’e göre, ulusal kurtulus savasini organize eden "beyin"in dinlenmesi gerekiyordu.

Ama o günlerin Ankara’sinda ev bulmak kolay degildi.
Mustafa Kemal, 27 Aralik 1919’da Ankara’ya geldiginde, savas karargahina dönüstürülen Ziraat Mektebi’nin kücücük bir odasinda kalmisti.
Ulusal mücadeleye destek icin, basta İstanbul olmak üzere bircok sehirden Ankara’ya gelenlerin en büyük sorunu, barinacaklari ev bulmakti.
20 bin kisilik Ankara ihtiyaca cevap veremiyordu...

Röportajdan üc gün sonra... Rusen Esref, Mustafa Kemal’i Ankara’nin
yazlik bagevlerinin bulundugu Cankaya sirtlarinda atla dolasmaya ikna etti.
İste bu at gezintisi, Cankaya Köskü’nün dogmasina neden olacakti...
Kente hakim yesil bir tepe üzerindeki Cankaya’da, büyük baglar ve
meyve bahceleri vardi.
Bag ve bahcelerin icine tek katli gösterissiz evler yapilmisti.
Rusen Esref, en azindan yaz ayini bu evlerden birinde gecirebilecegini teklif etti.
Mustafa Kemal kabul etti. Begendigi bagevini gösterdi: iki katli, moloz tasli, dösemeleri ve catisi ahsap binanin üzeri kiremitle örtülü bir evdi burasi.
Zemin katindaki tasligin her iki yaninda, birisi daha kücük iki oda vardi.
Kücük odanin arkasindaki merdivenden üst kata cikiliyordu.
üst kat, zemin kat planinin aynisiydi. Ayrica cikma iki balkonu vardi.
Evin tuvaleti disaridaydi.

Ankara’ya hakim bir tepede yesillikler icinde bulunan bu bagevinin
begenilmesinin en önemli nedeni, arazi icinde üc evin olmasiydi.
Dolayisiyla bunlar da korumalar, yaverler ve yardimcilar icin kullanilabilecekti.
Begenilen ev, bölgede "Kasapyan Bagevi" olarak biliniyordu;
Ankarali bir Ermeni tüccar tarafindan yaptirilmisti.
Zengin kuyumcu ev sahibi, savas sirasinda kenti terk ederken,
bagevini de esyalariyla birlikte Ankara’nin taninmis ailelerinden
Bulgurluzadeler’e satmisti.

Mustafa Kemal’in bagevini begendigini ögrenen Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Baskani, Ankara Müftüsü Rifat (Börekci) Efendi, hemserilerinden topladigi paralarla evi, Bulgurluzade Tevfik Efendi’den 4 bin 500 liraya satin aldi ve
Mustafa Kemal’e hediye etti.

O da evi tek sartla kabul etti;
bagevini Türk Silahli Kuvvetleri’ne bagislayacakti. Ayni yil tescil islemi
Milli Savunma Bakanligi adina yapildi.
Kasapyan Bagevi’nin sahibi Mehmetcik’ti.
Adi "Ordu Evi" oldu, kiracisi ise Mustafa Kemal’di...

Kücük bir onarimdan sonra, Mustafa Kemal haziran ayinda, Fikriye ve diger yardimcilariyla bu bagevine tasindi...
Kösk, Fikriye Hanim’in zevklerine göre dösenmisti.
Cankaya Köskü’nün ilk "first lady"si Fikriye Hanim’di...

26 Agustos 1922. Büyük taarruz basladi.
Türk Ordusu, 9 Eylül’de İzmir’e girdi.
Bes gün sonra, Mustafa Kemal İzmir’de siradisi bir kadinla tanisti: Latife.
29 Ocak 1923’te evlendiler. Latife Hanim, 20 Subat’ta Ankara’ya geldi.
İzmir’in taninmis zengin ailesinin konaklarda büyümüs, Avrupa’da okumus kizi; yollarinin camur deryasi oldugu, kuyu suyunun kullanildigi, soguk, harap ve her türlü konfordan yoksun bu bagevine cok sasirdi.

Ulusal kurtulus stratejisinin, kül ve toz yiginlari icindeki bu evde planlandigina inanamadi.
Latife Hanim, bagevini yeni yasamina uygun hale getirmek icin kollari sivadi.
öncelikle ev, mekan olarak büyütülecekti. Görev, Mimar Vedad (Tek) Bey’e
verildi.
Mustafa Kemal ve Latife Hanim, gecici olarak yine Cankaya’da üc odali bir eve tasindilar. Bu evin dami akiyordu; bunun üzerine bagevinin insaati
bitene kadar İzmir’de kalmaya karar verdiler.

Mimar Vedad Bey, eski binanin güney yönüne 6.5 metre eninde tüm bina boyunca uzanan iki katli yeni bir yapi ekledi.
Eklenen bölümün alt katinda büyük bir yemek odasi ve kücük servis ofisi vardi. Eski yemek odasini calisma odasina dönüstürmüstü.
Yatak odalari, salonlar, banyolar, kütüphane yeniden tasarlandi.
Binaya bir kule eklendi ve bunun alt katinin bir bölümü radyo, bir bölümü de sigara odasi olarak ikiye bölündü. üst kat calisma odasi yapildi.

Ceviz rengi ahsap lambri paneller, sivri kemerli renkli vitray pencereler
gibi degisikliklerle bagevi yepyeni hale getirildi.
Evin dekorasyonu da yenilendi; istanbul Psaldi’den oval aynalar,
neo barok büfeler, yeni mobilyalar alindi.
insaati ve ic tasarimi bittikten sonra Latife Hanim, heyecanla evi Mustafa Kemal’e gösterdi.
devam ediyor...

arif Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-04-2007, 23:02   #2
Kime Emanet?
 
arif - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 22-05-2004
Şehir: Istanbul
Yaş: 28
Otomobil: Audi A4 1.8Tq
Mesaj: 5,569
Blog Kayıtları: 23
Lightbulb Re: Cankaya Köskünün Tarihi

Alıntı:
Latife Hanim’in beklemedigi oldu; Mustafa Kemal evi begenmedi.
Begenmemesinin nedeni, Latife’nin özellikle Fikriye Hanim’in
yaptiklarini cöpe atmasiydi!

Bir de agaclarin kesilmesine kizmisti...

Mustafa Kemal aslinda yeni evden hosnuttu; hemen her gece arkadaslarini
yemege davet ediyordu.
Kösk’ün geleni gideni coktu. Latife Hanim tüm bunlari düzene sokmak
istedi ve Cankaya Köskü’nün ilk protokol kurallarini devreye soktu.
Mustafa Kemal bu uygulamalardan rahatsiz oldu.

Ardindan, Almanya’da Sanatoryum’da tedavi gören Fikriye’nin Kösk’e gelip
bir-iki gün kalmasina Latife Hanim’in sert tepki göstermesi; Fikriye’nin intihar etmesi ve benzeri olaylar üzerine;
5 Agustos 1925’te Mustafa Kemal ile Latife Hanim bosandilar.
Kösk kadinsizdi artik...

Latife Hanim’in Cankaya Köskü’nden ayrildiktan sonra Mustafa Kemal’in
ögrenimlerine yardim ettigi dört manevi kizi ve ögretmenleri isvicreli Madam Baver Kösk’te yasamaya basladi.

Bu arada Kösk’te mimari acidan yapisal sorunlar cikiyordu.
istanbul Haydarpasa Gari gibi bircok yapiyi gerceklestiren Alman Holzmann firmasinin uzmanlari, Kösk’teki müteahhitlik sorunlari icin Ankara’ya davet edildi. Alman uzmanlarin yaptigi incelemeler sonucu, Vedad Bey’in üst kattaki Sark Salonu’nu olustururken yaptigi bölme duvarin, ahsap dösemede önemli bir sarkma meydana getirdigi görüldü.
Ayrica, zemin katta yapilan duvarlar, üstten gelen yüklerle kamburlasmisti.

Almanlarin raporu üzerine mimar Arif Hikmet (Koyunoglu) ve insaatci Erzurumlu Nafiz Bey, Kösk’ün tadilatiyla görevlendirildiler.
Onarim sirasinda, kisin bir türlü isinmayan Kösk’e, merkezi isi donanimi da yapildi; yani kalorifer dösendi.
İnsaatin maliyeti 8 bin lirayi bulmustu. Ama sorunlar ileriki yillarda da
ortaya cikmayi sürdürdü.

CANKAYA’daki bagevine eklemeler yapildi;
onarimlarda bulunuldu; tadilatlar yapildi ama ihtiyaca yeterli hale getirilemedi.
Mustafa Kemal artik bikmisti bu sonu gelmeyen onarimlardan.
Ayni arazi icine yeni bir bina yapilmasini istedi.
Bagevi arazisi büyütülerek buraya yeni bir bina yapilmasi icin,
Mayis 1930’da Prof. Dr. Clemens Holzmeister görevlendirildi.
Prof. Holzmeister, dünyaca ünlü bir mimardi.
Uzmanligi, Roma döneminden 20. yüzyila kilise mimarisiydi.
Ayni zamanda Krim Kilisesi, Dornback Kilisesi, Vogelweidplatz Kilisesi
ve Brezilya’da Belo Horizonte Katedrali’ni insa etmisti.

Gerici cevrelerin, Atatürk’ün oturdugu Cankaya Köskü’nü kilise canlariyla özdeslestirip "Can-Kaya" adini vermelerinin nedeni, köskün mimari Prof. Clemens Holzmeister’in kilise ve katedral yapmasi miydi acaba?
Sanmam. Onlar, Batililasmaya karsi olduklari icin kelime oyunu yapiyorlardi.
Clemens Holzmeister sadece mimariyle ilgilenmiyordu; resim ve heykel yapan cok yönlü bir sanatciydi. Öyle ki, 1929’da yaptigi Sehlageter Aniti,
Adolf Hitler tarafindan yiktirilacakti.

Türkiye, Naziler’den kacan bircok bilim adamina oldugu gibi, Prof. Clemens Holzmeister’e de kapisini acti. Kizi dünyaca ünlü artist Judith Holzmeister,
Nazi kampindan canli cikmayi basaran nadir isimlerden biriydi...
Prof. Holzmeister "Sürgün Yillari" adli kitabinda, Hitler yüzünden ülkesinden uzakta gecirdigi yillari yazdi...
Avusturyali mimar Holzmeister, Cankaya Köskü’nün tasarimini
bes günde hazirladi.

27 Temmuz’da, Atatürk Yalova’da kaplicada dinlenirken projenin
kesin planini ve maketini takdim etti.
Projeye göre, yeni bina bodrum kati üzerine iki kat cikilarak insa edilecekti.
Giris kati calisma ve kabul salonu; üst kat ise ikametgah olacakti.
Proje aslinda biraz eklektikti;
geleneksel Türk ev stili ile Bati yasam tarzinin rahatligi birlestirilmisti.

Kösk’ün ic mekanlarini Viyana Güzel Sanatlar Akademisi tasarlamisti.
Atatürk projeyi cok begendi. Yapimla ilgili kararlari Prof. Holzmeister’a
birakti. Ama tek istegi vardi; agaclar korunacakti.
Kasim basinda yer belirlendi; yeni bina eski bagevinin hemen yanina
yapilacakti. Yapi ve malzemelerin tümü Avusturya’dan getirildi.

1931 yili basinda insaat basladi.
1932 yili haziran ayinda Cankaya Köskü insaati bitti.
Binanin dis cephesi, Atatürk’ün sevdigi pembe renge boyanmisti.
Bu nedenle bina "Pembe Kösk" olarak adlandirilacakti.
Bugün hala Cankaya kompleksinin rengi "pembe"dir... Yeni Kösk’ün tüm mobilyalari Viyana’dan getirildi. Ne yazik ki Ankara’nin iklimi
bu mobilyalara iyi gelmedi, cabuk cürüyüp kullanilmaz hale geldiler.

Atatürk 1921 yilindan beri oturdugu bagevinden ayrilip -bugün sadece
ikametgah olarak kullanilan- Cankaya Köskü’ne tasindi.

Eski bina, bugün "Müze Kösk" adiyla kullanilmaktadir.
Cankaya Köskü zamanla cok büyüdü; 438 dönüme ulasti.
Eski binalara eklemeler yapildi; yeni binalar olusturuldu.
Örnegin, Atatürk’ün 1921’de bagevinde yaverlerin kullanimina verdigi "Yaveran Odasi", eklemelerle "Basyaverlik Binasi" haline getirildi.
Bagevinde hizmetkarlarin oturdugu ev büyütülerek, "Genel Sekreterlik Binasi" oldu.

Her iki binayi da Türk mimar Seyfi Arkan (1904-1966) yapti.
Vedad Tek’in ögrencisiydi. istanbul Florya Deniz Kulübü gibi binalari
yaparak Atatürk’ün güvenini kazanmisti.
Atatürk, Mimar Arkan’i Cankaya Köskü’nde yeni bir bina yapmakla görevlendirdi. Bu mekan "Camli Kösk"tü.
Atatürk bu köskü kiz kardesi Makbule Atadan icin yaptirdi.
1936’da yapimi bitirilen "Camli Kösk", bugün yabanci misafirleri konuk etmek icin "Devlet Konukevi" olarak hizmet vermektedir.

Büyük kurtarici Atatürk,10 Kasim 1938’de vefat etti.
Cankaya Köskü’nün yeni ev sahibi, Milli Sef İsmet İnönü’ydü.
Ancak basta Mevhibe Hanim olmak üzere İnönü’ler, Cankaya Köskü’ne
tasinmaya sicak bakmadi.
ismet inönü, cumhurbaskanligi görevini ikibucuk ay evinde yürüttü.
Ama pratikte bunun mümkün olmayacagini anladilar.
Tasindilar. Alisilmis ev boyutlarini asan büyüklügüne zamanla alistilar...
inönü döneminde Kösk büyüdü; 1940 yilinda siginaklar yapildi.
Malum o yillar savas dönemiydi.
Kösk’ün 50 metre arkasindaki siginakta iki oda, banyo, tuvalet vardi.
Kapisi celiktendi. Masanin üzerine kuru cicekler
konmustu!...

Cankaya Köskü, yillar icinde bircok cumhurbaskanina ve ailelerine
ev sahipligi yapti.

Zaman icinde yeni binalar yapildi. Son olarak 29 Ekim 1999’da
kokteyller ve basin toplantisi icin "Piramit Salon" hizmete acildi...
Soner Yalcin

__________________

arif Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-04-2007, 00:27   #3
ÜyeSizSiniZ
 
sercedes - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 25-03-2007
Yaş: 18
Mesaj: 2,812
Kullanıcıya ICQ yolu ile mesaj gönder Kullanıcıya MSN yolu ile mesaj gönder Kullanıcıya Yahoo yolu ile mesaj gönder Send a message via Skype™ to sercedes
Re: Cankaya Köskünün Tarihi

paylaşım için teşekkkürler

sercedes Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-04-2007, 15:00   #4
Gerçekçi OL imkansızıİSTE
 
atomkarınca - İsimli Kullanıcıya Ait Avatar
 
Kayıt Tarihi: 08-07-2005
Şehir: Ankara
Yaş: 37
Otomobil: yok
Mesaj: 24,762
Blog Kayıtları: 2
Re: Cankaya Köskünün Tarihi

teşekkürler Arif güzel bir paylaşım

__________________
atomkarınca Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Bookmarks

Konu Seçenekleri

Mesaj Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is On
[IMG] Kodu On
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are On
Pingbacks are On
Refbacks are Kapalı
Diğer Bölümler


Tüm Zamanlar GMT +3.5. Şu anda saat 03:18.

Sayfa 2.53829288 saniyede (100.00% PHP - 0% MySQL) 7 query kullanılarak yaratıldı.

Powered by: vBulletin
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.2.0
Modifiyem İnternet Bilişim ve Reklamcılık Hizmetleri © 2000 - 2007