| Kime Emanet?
Kayıt Tarihi: 22-05-2004 Şehir: Istanbul Yaş: 28 Otomobil: Audi A4 1.8Tq
Mesaj: 5,569
| Cankaya Köskünün Tarihi Alıntı:  CANKAYA KOSKUNUN ILK HALI Cankaya Köskünün Tarihi TARİH 13 Mayis 1921. Mustafa Kemal gün dogarken uyandi. Halbuki yatali bir iki saat ancak olmustu; disaridaki gürültüye uyanmisti. Pencereyi acti; gürültü cikaranlari seyretmeye basladi. Ankara Gari bitisigindeki iki katli istasyon sefi lojmanini hem ev hem de calisma ofisi olarak kullaniyordu. Tren istasyonu, son dönemlerde oldugu gibi, o gün de asker ve cephane nakillerinden birine taniklik ediyordu. Kuzeni Fikriye, ayak sesinden Mustafa Kemal’in uyandigini anlayip, her sabah kendi eliyle pisirdigi orta sekerli kahveyi odasina götürdü. Sivas’tan beri Mustafa Kemal’in hizmetinde olan Ali Cavus da gazetesini getirdi. Bugün, Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’nden konuklari gelecekti. inönü zaferi ve Türk Ordusu’nun son durumu hakkinda röportaj yapacaklardi. Birkac saat sonra, basta Rusen Esref (Ünaydin) olmak üzere gazeteciler geldi. Kahveler icildi; röportaj yapildi. Ancak Rusen Esref’in dikkatini Mustafa Kemal’in yorgunlugu cekti. Mesele anlasildi; Mustafa Kemal sabaha kadar calisiyor; uykuya daldigi sirada tren garinin gürültüsüyle uyanmak zorunda kaliyordu. Rusen Esref’e göre, ulusal kurtulus savasini organize eden "beyin"in dinlenmesi gerekiyordu. Ama o günlerin Ankara’sinda ev bulmak kolay degildi. Mustafa Kemal, 27 Aralik 1919’da Ankara’ya geldiginde, savas karargahina dönüstürülen Ziraat Mektebi’nin kücücük bir odasinda kalmisti. Ulusal mücadeleye destek icin, basta İstanbul olmak üzere bircok sehirden Ankara’ya gelenlerin en büyük sorunu, barinacaklari ev bulmakti. 20 bin kisilik Ankara ihtiyaca cevap veremiyordu... Röportajdan üc gün sonra... Rusen Esref, Mustafa Kemal’i Ankara’nin yazlik bagevlerinin bulundugu Cankaya sirtlarinda atla dolasmaya ikna etti. İste bu at gezintisi, Cankaya Köskü’nün dogmasina neden olacakti... Kente hakim yesil bir tepe üzerindeki Cankaya’da, büyük baglar ve meyve bahceleri vardi. Bag ve bahcelerin icine tek katli gösterissiz evler yapilmisti. Rusen Esref, en azindan yaz ayini bu evlerden birinde gecirebilecegini teklif etti. Mustafa Kemal kabul etti. Begendigi bagevini gösterdi: iki katli, moloz tasli, dösemeleri ve catisi ahsap binanin üzeri kiremitle örtülü bir evdi burasi. Zemin katindaki tasligin her iki yaninda, birisi daha kücük iki oda vardi. Kücük odanin arkasindaki merdivenden üst kata cikiliyordu. üst kat, zemin kat planinin aynisiydi. Ayrica cikma iki balkonu vardi. Evin tuvaleti disaridaydi. Ankara’ya hakim bir tepede yesillikler icinde bulunan bu bagevinin begenilmesinin en önemli nedeni, arazi icinde üc evin olmasiydi. Dolayisiyla bunlar da korumalar, yaverler ve yardimcilar icin kullanilabilecekti. Begenilen ev, bölgede "Kasapyan Bagevi" olarak biliniyordu; Ankarali bir Ermeni tüccar tarafindan yaptirilmisti. Zengin kuyumcu ev sahibi, savas sirasinda kenti terk ederken, bagevini de esyalariyla birlikte Ankara’nin taninmis ailelerinden Bulgurluzadeler’e satmisti. Mustafa Kemal’in bagevini begendigini ögrenen Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Baskani, Ankara Müftüsü Rifat (Börekci) Efendi, hemserilerinden topladigi paralarla evi, Bulgurluzade Tevfik Efendi’den 4 bin 500 liraya satin aldi ve Mustafa Kemal’e hediye etti. O da evi tek sartla kabul etti; bagevini Türk Silahli Kuvvetleri’ne bagislayacakti. Ayni yil tescil islemi Milli Savunma Bakanligi adina yapildi. Kasapyan Bagevi’nin sahibi Mehmetcik’ti. Adi "Ordu Evi" oldu, kiracisi ise Mustafa Kemal’di... Kücük bir onarimdan sonra, Mustafa Kemal haziran ayinda, Fikriye ve diger yardimcilariyla bu bagevine tasindi... Kösk, Fikriye Hanim’in zevklerine göre dösenmisti. Cankaya Köskü’nün ilk "first lady"si Fikriye Hanim’di... 26 Agustos 1922. Büyük taarruz basladi. Türk Ordusu, 9 Eylül’de İzmir’e girdi. Bes gün sonra, Mustafa Kemal İzmir’de siradisi bir kadinla tanisti: Latife. 29 Ocak 1923’te evlendiler. Latife Hanim, 20 Subat’ta Ankara’ya geldi. İzmir’in taninmis zengin ailesinin konaklarda büyümüs, Avrupa’da okumus kizi; yollarinin camur deryasi oldugu, kuyu suyunun kullanildigi, soguk, harap ve her türlü konfordan yoksun bu bagevine cok sasirdi. Ulusal kurtulus stratejisinin, kül ve toz yiginlari icindeki bu evde planlandigina inanamadi. Latife Hanim, bagevini yeni yasamina uygun hale getirmek icin kollari sivadi. öncelikle ev, mekan olarak büyütülecekti. Görev, Mimar Vedad (Tek) Bey’e verildi. Mustafa Kemal ve Latife Hanim, gecici olarak yine Cankaya’da üc odali bir eve tasindilar. Bu evin dami akiyordu; bunun üzerine bagevinin insaati bitene kadar İzmir’de kalmaya karar verdiler. Mimar Vedad Bey, eski binanin güney yönüne 6.5 metre eninde tüm bina boyunca uzanan iki katli yeni bir yapi ekledi. Eklenen bölümün alt katinda büyük bir yemek odasi ve kücük servis ofisi vardi. Eski yemek odasini calisma odasina dönüstürmüstü. Yatak odalari, salonlar, banyolar, kütüphane yeniden tasarlandi. Binaya bir kule eklendi ve bunun alt katinin bir bölümü radyo, bir bölümü de sigara odasi olarak ikiye bölündü. üst kat calisma odasi yapildi. Ceviz rengi ahsap lambri paneller, sivri kemerli renkli vitray pencereler gibi degisikliklerle bagevi yepyeni hale getirildi. Evin dekorasyonu da yenilendi; istanbul Psaldi’den oval aynalar, neo barok büfeler, yeni mobilyalar alindi. insaati ve ic tasarimi bittikten sonra Latife Hanim, heyecanla evi Mustafa Kemal’e gösterdi. | devam ediyor...
|