"Caddelerden Pistlere" | |
| Kayıt Ol | Yardım | Üye Albümleri | Sosyal Gruplar | Etiketler | Arama | Bugünkü Mesajlar | Forumu Okunmuş Say | Arama |
| | #1 |
| T.C. Kayıt Tarihi: 23-08-2004 Şehir: İstanbul Otomobil: Mitsubishi Carisma
Mesaj: 4,163
Blog Kayıtları: 1 |
Hayatımda ilk kez 7 serisine bindiğimde Ankara Borusan'a test amacıyla getirtilmiş Türkiyede henüz satışına başlanmamışdı.Araç 745 Li idi.Benim için uzay aracından farkı yoktu o sırada.İçine oturup,içindeki televizyonu keşfettiğimde çok şaşırmıştım çünkü daha önce hiçbir arabada tv görmemiştim.Sanırım yıl 2002 fln tam emin değilim. Farklı iç tasarımı,extra extra geniş arka koltukları insanın kendisine kullansam mı yoksa arka koltukta mı otursam sorusunu sormasına sebep oluyordu.Tabi o zamanlar henüz ehliyetim yoktu dolayısıyla sadece koltuklara oturup içini incelemekle yetinmek zorunda kalmıştım.Kısa bir süreliğine incelediğim bu arabanın gün geçtikçe yayılmasıyla,her sokakta görüşümde derin iç çekişlerimin ardından günler birbirini kovaladı benim ehliyetim oldu,BMW 7 serisini makyajladı kurcaladı derken... Geçen hafta kuzenimin düğünü için Ankara'ya geçmiştim yine.Kuzene yardım edilcek bişey var mı diye sorduğumda gelin arabasını kullanmak istermisin dediği andan itibaren kalbim bir farklı atmaya başlamıştı.Kuzenimin beni evden almasını beklerken hala onu kullanabileceğime inanamıyordum.Zaman geçmek bilmiyordu.En sonunda beklediğim telefon geldi ve kuzenim beni aldı , Çankaya Borusan Oto ya gidip gerekli evraklara imzayı attıktan sonra o küçük ama işlevi çok büyük olan,bana göre mühendislik harikası olan,balinaya benzeyen uzaylı BMW'nun anahtarını elime aldığımda hala şok halindeydim Kapının önünde duran birkaç 7 serisi arasından hangisinin olduğunu anlamak için kumandadaki far düğmesine bastığımda Siyah bir 7 serisi bana göz kırptı ve yanına çağırdı Kapıyı açıp içine oturduğumda hayatımda yapmak istediğim şeylerden birine daha ulaşmanın verdiği keyifle kendimden geçmiştim.Normalde herhangi bir arabayaa oturduğumda onu çözüp hareket ettirmem 30 saniye sürer.Fakat ona karşı o gece öylesine nutkum tutulmuştu ki 2 dakika boyunca olayı çözemeye çalıştım.Öylesine çok fonksiyon vardı ki kokpitde,neyi nereden yapacağımı anlayamamıştım.İlk olarak koltukları ayarlamayı başardıktan sonra anahtar kartı yerine takıp motoru çalıştırdım.Gösterge saatine baktığımda aracın dizel olduğunu anlamıştım.Geri vitese taktığımda ortaya çıkan manzara muhteşemdi.Hayatım boyunca karşılaştığım en güzel park sensör sisteminin gösterge paneli ortadaki ekranda belirmişti.Aynı anda aynalarımın da bana yardımcı olmak için aşağıya doğru dönmesiyle bulunduğum yerden o koca alman tankını kolayca çıkartıp yola koyulmuştum.Bir yandan aynalarımı ayarlamaya çalışırken diğer yandan arabayı yola sığdırmaya çalışıyordum.Herşey tamamdı fakat hala bir sorun vardı.Arka perdeyi bir türlü indiremiyordum.Orta konsol,torpito heryere baktım ve sonunda cam açma kapama düğmelerinin yanında buldum o butonu ve artık tamamen özgürdüm.Önümde kuzenim kendi arabasıyla bana yol gösteriyordu fakat altımdaki o gücü hissetmek için can atıyordum.Boşluğu buldukça geride kalıp dipgaz yapıp anında tamponuna yapışmak,deri ve yumuşacık koltuğuna omuriliğimin izini çıkartacak kadar güçlü şekilde o koltuğa yapışmak,o torku hissetmek gerçekten anlatılmaz yaşanır.Kapalı garaja gidene kadar tüm hevesimi almaya çalışıyordum çünkü birdaha onunla olamayacaktım. Garaj kapısından girdiğimizde artık bu hikayenin sonu geldiğini düşünüyordum fakat kuzenim nasıl bir piskolojide olduğumu anlayacak ki yarın da sen koştur bari işlere bununla dediğinde,dondurma yiyen bir çocuk gibi mutluydum. Arabayı park edip eve gittiğmde hemen uyuyup ertesi sabahın çabucak gelmesini istiyordum.Heyecandan uyuyamıyordum bile sürekli gitme saatimin gelip gelmediğini kontrol ediyordum.Sonunda o an gelmişti. Arabanın yanına geldiğimde artık gündüz olmuştu ve her ayrıntısını daha detaylı inceliyebiliyordum.O dakikaya kadar arabanın motoru hakkında dizel olduğunun dışında bir bilgim yoktu.Arka tarafdan öğrendim ki araç bir 730d imiş.7 serisinin en güçsüz modellerinden birisi.Fakat onda bile öylesine bir güç vardı ki. Detaylara geçersek.Dokunmayla otomatik açılan bagaj kapağı ve düğmesine dokununca yine otomatik olarak kapanıyordu.Bagajın içi ise eski amerikan arabalarını andırıyordu.Yayla gibi diye tabir edilecek tarzda yani.Bagajın içinde sol taraftaki kapağın altında akü,sağ taraftaki kapağın altında ise aracın sigortaları bulunuyordu.En son daki bombenin altında ise arka koltukdaki kol dayamanın arkasında gizli duran buzdolabının soğutma üniteleri vardı. Arka koltuğa geçtiğimizde,gayet geniş bir oturma alanı,ortadaki koltuğunun sırtlığının yatırılmasıyla boylu boyunca uzanan bir kol dayama,onun arkasında minibuzdolabı,koltuğun alt kısmına özenle gizlenmiş bardak tutacakları,kol dayamaların yan taraflarına kontrol üniteleri özenle gizlenmiş arka kafalıklar ilk dikkat çeken özellikleriydi aşkımın.Camların yanından ve ortadan gelen havalandırma neredeyse öndekinden daha bile iyi denicek seviyedeydi. Ön koltuklara geçtiğimizde ilk dikkat çeken şey orta konsoldaki kol dayama,onun altına gizlenmiş derin saklama gözü ve onun içerisine özenle gizelenmiş bagaj kilidi.Ön tarafa doğru gittikçe yuvarlak bir buton karşımıza çıkıyor.Bu butonla arabanın herşeyini yönetebiliyorsunuz.Klima,navigasyon,tv,fm,** vs vs .. Herşey burdan yönetiliyordu.Bunu çözmek gerçekten çok zaman alıyor dolayısıyla kısıtlı sürede ancak klima,radyo ve tv yi kumanda etmeyi öğrenebildim.Hatta onları bile tam öğrenemediğim için genelde direksiyondaki butonları kullandım. Direksiyon sade ve simidin içine dikdörtgen şeklinde dizayn edilmişti.Üzerinde sol tarafta: Multimedia için gereken ses açma kısma,telefonu devreye sokma-çıkartma, Sağ tarafta üst ten alta sırasıyla: Otomatik park freni/el freni Multimedia kanal + Multimedia kanal - Vites için Drive modu-Manuel modu-S modu değişim düğmesi bulunuyordu.Direksiyonun sürücüye bakan kısmındaki vites butonları vitesi düşürürken arka taraftaki butonlar arttırmak için kullanılıyor.Günlük hayatta kullandığımız çoğu aracın tersine. Gösterge panelinin sol tarafında far modları,sis farları,far yükseklik ayarı ve el freni butonu bulunuyor.Aynı tarafta bulunan sinyal kolunun altında ise cruise kontrol düğmeleri yer alıyor.Diğer taraftaki kolların ise üstte yer alan vites kolu altta yer alan ise cam silecekleri kontrol eden butonlar yer alıyor. Torpitonun ortasında yer alan gizlenmiş telefona bir dokunuşla ulaşmanız mümkün.Alt alta konumlandırılmış 2 adet göze ulaşmak içinde dokunmanız ve onların dışarı gelmesini beklemeniz gerekiyor. Anahtarı yerine taktığınız zaman size göre ayarlanan koltuk ve direksiyon simidi otomatik olarak yerini alıyor.Bu sırada gerçekten bir uzay aracındaymışsınız gibi hissediyorsunuz. Kapının üzerinde bulunan butonlardan ise,camların kilitlenmesi,camların kaldırılması indirilmesi ,ayna ayarları,arka cam perdesinin indirilip kaldırımlası.. Daha binlerce detay orada beni bekliyordu fakat zaman o kadar azdı ki.Dediğim gibi sadece bir geceydi onunla hikayem.Sabah arabayı götürüp gelin çiçeği taktırttım.Aşkım gelin olmuş gidiyordu artık Ardından gelini kuaförden aldım ve otele bıraktım.Otelde anahatarı valeye teslim ederken artık gerçekten ayrılma vaktinin geldiğini anlamıştım.Son kez gaz ve fren pedalına dokunup park konumuna alıp ondan ayrıldım.Artık hayatımda en çok istediğim şeylerden birini daha başarmış olmakdan dolayı mutluyum ama bunun bu kadar kısa sürmesinden dolayı bir o kadar üzgünüm ![]() Farkındayım aşırı uzun oldu arabayla ilgili detaylar koyu yazılan yerde.Gerisi hikaye şeklinde olduğu için sıkılmanız muhtemel ama içimden geldiği gibi yazmak istedim.Kısa bir sürüş deneyimi oldu aslında test sürüşü tadında.Onu paylaşmak istedim. Okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim |
| | |
| | #2 |
| 2.0 Değil 1.6 |
Bende İmpreza GT Kullandıgım Zamanlar 15 Yaşındaydım Aglıyordum Nerdeyse Benzer Şeyleri Yaşamışız
__________________ Türkiyenin En Giderli 1.6 S40'ı |
| | |
| | #3 |
| Tech & DIY freaK Kayıt Tarihi: 08-11-2005 Yaş: 23
Mesaj: 10,384
|
The O.C den severim bunu... fakat C6 bana yeter artar bile...
__________________ |
| | |
| | #4 |
| 2.0 Değil 1.6 |
Hayallerinin Arabası c6 mı abi ![]() daha üst bişey beklerdım Mesela Benımkı993 Kasa Carrera 4S
__________________ Türkiyenin En Giderli 1.6 S40'ı |
| | |
| | #5 |
| ÜzgünBakanÜye |
bende mazda rx8e dokunup kaçmıştım bikere o gün geldi aklıma |
| | |
| | #6 |
| Senior Member |
Citroen C6. ![]() ![]() Burak bir nefeste okudum be, süper yazmışsın. Bu BMW fanlarının arabalara bakışı baya farklı heralde.
__________________ www.OTVYEHAYIR.com |
| | |
| | #7 |
| Tech & DIY freaK Kayıt Tarihi: 08-11-2005 Yaş: 23
Mesaj: 10,384
|
valla kardeş neden bilmiyorum... C6 nın lanse edildiği 2005 senesi o kadar karmaşık bir ruh halim vardı anlatamam.. duygusal açıdan tabi ![]() C6 ya bakmak bana eski aşkımı o dönemleri yaşananları hatırlatıyor ![]() c6 nın sevdiğim birkaç özelliğide eklenince c6 benim için fazlaıyla hayal otomobili oldu..
__________________ |
| | |
| | #8 |
| T.C. Kayıt Tarihi: 23-08-2004 Şehir: İstanbul Otomobil: Mitsubishi Carisma
Mesaj: 4,163
Blog Kayıtları: 1 |
Abi farklı mı bilmem ama yani benim bu arabaya bakışım acayip farklıydı o ilk günden beri.Hani ulaşılamıcak bir noktaydı yani.Hala ulaşılmıcak bir yer gibi ama bigünlüğüne de olsa kullanmak süperdi.Sırada Z4 coupe var.Onun da henüz sadece içine oturup kurcalayabildim sadece.İnş bir gün onu da kullabilirim hatta inş bir gün sahip olabilirim yani ![]() Buarada eriş okuduğun için sağol vallahi ben sıkıcı yazdım sanıyordum aşırı uzun oldu çünkü ..Beğenmene sevindim |
| | |
| | #9 |
| Face |
Öyle güzel yazmış,hislerini içten anlatmışsınki bravo valla.. 1 çırpıda okudum,bende kendimi bir anda gc8 in içinde hissettim ![]() Ne lambo ne ferrari,benim de olayım onunla bugün olmazsa yarın,elbet birgün sahip olacağım ona![]() Kısmet olursa burada aynen bende paylaşırım ![]() |
| | |
| | #10 |
| Miyendis |
Süper yazmışsın gerçekten, kuzenin de senin halinden iyi anlamış. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
|
|